Kablosuz IP Yayıncılık: NDI ile Tamamen Kablosuz Bir TV Stüdyosu Nasıl Kurduk?
Geleneksel yayıncılıktan gelen alışkanlıkları bir kenara bırakıp, tamamen kablosuz bir altyapı ile bir TV stüdyosu kurmak mümkün mü? Biz bu sorunun cevabını pratikte verdik ve ortaya çıkan sonucu paylaşmaktan büyük mutluluk duyuyoruz.
Bir projeyi hayata geçirmenin tek bir yolu yok. Dünya genelinde sayısız marka, cihaz ve çözüm bulunuyor. Asıl mesele; bu parçaları doğru şekilde bir araya getirip, uyumlu bir sistem hâline getirebilmek. Bu da bolca araştırma, deneme, zaman zaman başarısızlık ve en önemlisi tecrübe gerektiriyor.
4K Promedya olarak, geleceğe yatırım yapmayı bir refleks hâline getirdik. Teknoloji bu kadar hızlı ilerlerken, geçmiş alışkanlıklarla iş yapmanın sürdürülebilir olmadığını düşünüyoruz. Evet, yeni sistemler risk gibi görünebilir; ancak bizi motive eden tam olarak bu noktada başlıyor.
Bu Projeye Nereden Başladık?
Projeyi tasarlarken, deneyimli bir mühendislik ekibiyle birlikte çalıştık. İhtiyaçları netleştirdik, alternatifleri masaya yatırdık ve kullanılacak cihazlara birlikte karar verdik. Hedefimiz baştan belliydi:
- Kablo karmaşasını ortadan kaldırmak
- Esnek ve ölçeklenebilir bir yapı kurmak
- IP yayıncılığın tüm avantajlarından faydalanmak
IP Yayıncılık ve NDI Neden Bu Kadar Önemli?
Projenin temelini IP yayıncılık yaklaşımı oluşturuyor. Yerel network üzerinde her kaynağın ve her çıkışın istenilen yerde işlenebilmesini sağlayan NDI (Network Device Interface), sistemin omurgası hâline geldi.
Bu sayede; klasik SDI altyapılarındaki yoğun kablolama, mesafe sınırlamaları ve esneklik problemleri tamamen ortadan kalktı.
Kameralar, Güç ve Hareket Özgürlüğü
Stüdyoda biri Jimmy Jib üzerinde olmak üzere toplam 4 adet Sony FX6 kamera kullanıldı. Kameraların tamamı kablosuz olarak rejiye görüntü aktarıyor.
Tripodlar tekerlekli olduğu için üzerlerindeki ekipmanların da hareket özgürlüğüne sahip olması gerekiyordu. Bu nedenle tripod altına yerleştirilen Power Station çözümleri ile; kamera, prompter ve diğer ekipmanların elektrik ihtiyacı kablosuz şekilde sağlandı.
Kamera Görüntüleri Rejiye Nasıl Gitti?
Burada işin kilit noktası devreye giriyor. Kameralardan çıkan görüntüler, Kiloview N50 4K encoder cihazları ile NDI formatına çevrildi. Encoder’lar, tripod üzerindeki mesh dağıtıcılar üzerinden stüdyo içindeki özel Access Point ağına bağlandı.
Böylece kamera görüntüleri, hiçbir fiziksel network kablosu olmadan, düşük gecikme ile rejiye ulaştırıldı.
Prompter ve Talent Monitörler
Rejiden prompter ve talent monitörlere görüntü göndermek için Kiloview D350 decoder cihazları kullanıldı. Bu decoder’lar sistemdeki tüm NDI kaynaklarını görebiliyor ve aynı anda iki farklı çıkış verebiliyor.
Reji Kalbi: Vizrt TriCaster TC1
Tamamen NDI tabanlı bir sistemde, reji tarafında Vizrt TriCaster TC1 tercih etmek oldukça doğal bir karar oldu. Kayıt, canlı yayın, grafikler, uzaktan bağlantılar ve ses kontrolü gibi birçok ihtiyacı tek bir merkezde topladı.
Kontrol tarafında ise Vizrt 2-Stripe Control Panel ile hızlı ve pratik bir kullanım elde edildi.
Ses, Network ve Yayın Sistemleri
Ses altyapısında Allen & Heath Qu32 mikser ve Sennheiser mikrofonlar tercih edildi. Network tarafında ise AV over IP için özel üretilmiş NETGEAR switch çözümleri kullanıldı.
Yayın playout ve ingest tarafında ise Cinegy yazılımları ile IP yayıncılık zinciri tamamlandı. TriCaster üzerinden alınan kayıtlar, NDI protokolü ile Cinegy sistemine aktarılarak düşük gecikme ile yayına alındı.
Sonuç: Kablo Yok, Esneklik Var
Bu proje bize bir kez daha şunu gösterdi: Doğru ekipman, doğru network tasarımı ve doğru konfigürasyon ile tamamen kablosuz IP yayıncılık hem mümkün hem de son derece stabil.
Kablolara bağımlı olmayan, esnek, ölçeklenebilir ve geleceğe hazır bir stüdyo altyapısı kurmak isteyen herkes için bu proje, güçlü bir referans niteliği taşıyor.